“Filozoflar şimdiye kadar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumladılar, oysa asıl olan dünyayı değiştirmektir.” Marksizmin ustaları bu sözlerle devrimci değişimi, bazen yorumlamanın önüne koydular.

Oysa bugün değiştirme gayretleri bir yana, dünyayı yorumlamanın hakkı yeterince verilmiyor. Dünyayı yorumlamadan yani “devrimci teori olmadan, devrimci pratik olmaz.”

Marks ve Lenin düşüncesinin parlayan kılıcı, yaşanan teorik düğümleri bir kez daha kesip atmalıdır. Bir kez daha sınıf savaşımının yolunu, aklın ışığı aydınlatacak.

Daima diyoruz.

Bilmenin ve uygulamanın, öğrenmenin ve mücadele etmenin daima süreceğini ilan ediyoruz.

İlk sayısını 2011 yılında basılı formda yayınladığımız Daima dergisini yeni iletişim koşullarına uyarladık.

Web sitemizde ve sosyal medya hesaplarımızda önceki iki sayımızda yayımladığımız yazılarımıza ulaşabilirsiniz. Onlar hala güncelliğini koruyor. İlk sayımızda krizi incelemiştik. İkinci sayımızda ise seçimleri ele aldık.

Bundan sonra yolumuza dosyalar hazırlayarak devam etmeyeceğiz. Hızla gelişen olayları Marksizmin ve Leninizmin ışığı altında sıcağı sıcağına yorumlayacağız.

Hem kuramsal boşluğu dolduracağız hem de yeni Marksist Leninist kuşakların yetiştirilmesine katkı sunacağız.

Teorinin grisini yaşamın yeşiliyle buluşturmak dileğiyle…

Daima Dergisi Yazı Kurulu

Gezi Direnişi

Daha Ne Olsun!

,
2 Mayıs 2013

Bu yazı 13 Ocak 2014 tarihinde Yarın Haber’de yayımlanmıştır.

Cemaat kendisine düşen payı yetersiz buluyor.

ABD, AKP’yi bu şekilde istemiyor.

Ergenekon derdine çare arıyor.

AKP ile bunlar amansız bir kavgaya tutuşmuş durumdalar.

Bizim cenahta durum nasıl?

Sol, Gezi direnişiyle birlikte ölü toprağını üzerinden attı.

Kürt hareketi, yılların mücadelesi ve deneyimiyle önemli bir aşamaya geldi.

Halk, Gezi öncesi halk değil artık.

Daha ne olsun!

Şu korkuyu çıkar at gülüm güley gülüm…

*

Neden böyle söylüyorum?

Çünkü solcuların mızmızlığından bıktım artık.

Şöyle yapalım. Yok daha anlayamadık.

Böyle yapalım. Yok yetersiz durumdayız.

Öteki türlü yapalım. E ama Gezi’yi tam olarak biz yapmadık ki.

Yahu arkadaş Ekim Devrimi’ni de sadece Bolşevikler yapmadı ki.

Sovyetler yaptı, işçiler yaptı, askerler yaptı, Narodnikler yaptı…

Yaptı oğlu yaptı.

Senelerdir böyle yapalım diyorduk, hep birlikte yaptık işte.

Herkes bizim gibiydi, herkes bizim yaptığımızı yaptı.

Halk yapmışsa biz yapmışız demektir zaten.

Biz neyiz ki?

*

Rejim bu kadar büyük sorunlar yaşarken, boş durmayacağız.

Eylem yapacağız. Yolsuzluğun, hırsızlığın üstüne gideceğiz. Seçimlere gireceğiz.

Bunları yapabilmek için solun daha birleşik örgütsel yapılarını geliştireceğiz.

Bu işler lafla olmaz.

Örgütle olur.

*

Göreceksiniz.

AKP, ABD, Cemaat ve Ergenokon işleri çok karışacak.

Dünyayı düzenlemek kolay değil. Türkiye’yi düzenlemek kolay değil.

Bir sürü açık verecekler şimdi olduğu gibi.

Bizler bu esnada güçleneceğiz.

*

Ergenekoncu solcu olmak artık çok kolay olamayacak.

Liberal solcu olmak artık kolay olamayacak.

Yardımcı oyuncu solcu olmak kolay olamayacak.

Gerçek devrimcilerin ne kadar temiz, cefakar ve öngörülü oldukları apaçık çıkacak ortaya.

Önümüzdeki zamanlarda saflar daha fazla belli olacak.

Herkes yüzünü döndüğü yere doğru ilerleyecek.

Ne yapacaksak birbirimizi bilerek yapacağız.

Kimse sureti haktan görünemeyecek.

SON GÖNDERİ